Münih Teknik Üniversitesi

 

Bundan yaklaşık 2,5 sene önce Münih’te ilk ayımı doldurduğumda bloguma bu linkteki yazıyı yazmıştım. Şimdiye kadar 800’den fazla kişi tarafından görüntülenmiş. Öncelikle yazımı okuyan herkese çok teşekkür ederim. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Geçtiğimiz günlerde buraya geçen dönem gelen arkadaşımın Türk arkadaşlarıyla tanıştım. Ben daha adımı söyler söylemez, senin blogun var değil mi? sorusuyla karşılaştım. Google’da arama yapınca okulun web sitesi ve Vikipedia’dan sonra çıkan ilk linklerden birisi olduğunu ve hepsinin de yazımı okuduğunu duymak beni çok gururlandırdı. Çok olumlu tepkiler aldığım için tekrar bir ya da bir kaç yazı daha yazmaya karar verdim.

Münih Teknik Ünivesitesi – Ana Kampüs

Öncelikle okulla ilgili genel bilgilerden başlayalım. Okul  ve bölümlerle ilgili tüm bilgiler okulun web sitesinde yer alıyor. Sürekli güncellenen içeriği sayesinde her bilgiye hızlıca ulaşabilirsiniz. Okulun resmi adı Technische Universität München. Tüm kaynaklarda resmi olarak bu ismin kullanılması isteniyor ama kısaltma olarak TU München ya da TUM olarak da geçtiği yerler var. Ben kısaca TUM diye bahsedeceğim. Amerika’da ya da ülkemizde görmeye alıştığımız kampüs mantığından biraz uzak olduğunu ve şehir içine dağılmış olduğunu söyleyebilirim. Yinede esas olarak 3 yerde toplanmış kampüsleri var. İlki Ana kampüs yani Stammgelände Arcisstraße üzerinde bulunan  kampüse gitmek için Theresienstraße Ubahn istasyonunda inip 5 dk yürümek yeterli. Mimarlık, elektrik elektronik, inşaat, işletme vb. fakülteler burada bulunuyor. İkinci kampüs ve benim de okuduğum yer Garching kampüsü. Matematik, Informatik ( Bilgisayar Mühendisliği), Fizik, Kimya, Makine Mühendisliği bölümleri ise Garching’de yer alıyor. Ana kampüs şehirin tam merkezindeyken, bu kampüs şehir dışında Münih’e bağlı bir kasaba diyebiliriz. U6 Ubahn hattının son durağıda indiğiniz zaman kendinizi kampüsün içinde buluyorsunuz. Yaklaşık 1,5 sene boyunca orada bir yurtta kaldım. Küçük, sessiz sakin bir yer diye tanımlayabilirim. Zaten okul dışında pek bir aktivite falan da Garching’de olmuyor. Son kampüs şehirden oldukça uzakta olan Weihenstephan kampüsü Freising şehrinde bulunuyor.  Bildiğim kadarıyla orası da küçük şirin bir kasaba ama hiç gitmedim. Bu kampüste ise Tarım ve doğayla ilgili bölümler bulunuyor. En çok ilgi çeken Bira üreticiliği bölümü de burada. Hatta okulda alkol satılmazken bu biradan satılıyor çünkü bira alkol değil :). Hatta sunum ya da bir etkinlik sonrasında mesela yeni ders yılı açılışı herkese bira dağıtılıyor.

Münih Teknik Üniversitesi – Garching kampüsü – Matematik & Informatik binası

Türkiye’de alışmış olduğumuz öğrenci klüpleri kavramı da malesef bulunmuyor. Onun yerine Facebook üzerinde hemen hemen her bölümün kendi öğrenci grubu, erasmus ya da international öğrenci grupları var. Çeşitli aktiviteler bu gruplar üzerinden oluşturulup duyuruluyor. Ayrıca okulun bir çok yerine asılan afişler sayesinde de bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Buna ek olarak bir çok dersin ya da bölümün kendi içindeki öğrencilerini ekleyip oluşturduğu mail listeleri var. Bazı duyuruları ise gelen mailler sayesinde öğrenebiliyorsunuz. Mesela Informatik binasında her yıl International Day etkinliği düzenleniyor. Her ülkeden bir sürü öğrenci hem ülkelerini tanıtıyor hem de birlikte eğlenebiliyoruz.  Yine okulun web sitesinde bu linkten detaylara ulaşabilirsiniz.

 

Münih’teki ulaşım sistemi de çok iyi. Özellikle şehir merkezinde Ubahn ve Sbahn trenleri 3-5 dk aralıklarla çalışıyor. En kötü ihtimal mesela yoğun olmayan saatlerde Garching’e (son durağa) tren 20dk aralıklarla gidiyor. Telefonlarınıza indirebileceğiniz basit bir uygulamayla bulunduğunuz yeri ve varış yerinizi verdiğiniz takdirde nasıl gideceğinizi detaylı olarak öğrenebiliyorsunuz. Genellikle otobüslerde bile gecikme olmuyor. Eğer gecikme varsa bunu panolarda ve yapılan anonslarla size bildiriyorlar. Toplu taşıma dışında bisiklet kullanımı da çok yaygın. Özellikle Garching’de oturduğum zamanlar 10dk okula yürümek yerine 5dk bisiklete binmek daha çok hoşuma gidiyordu ya da boş zamanlarda yeşil doğayı bisikletle keşfe çıkmak da bir harikaydı.

 

Bir önceki yazımda kalacak yer konusuna çok az değinmiştim hatta yorum olarak yazmıştım. Her geçen gün daha da zorlaşan bir şey. Devlet yurtları Studentenwerk adındaki bir kurum tarafından organize ediliyor ve hepsinin uzun bekleme listeleri var. Kabul alır almaz web sitesinden bekleme süresi en kısa olan yurtlara başvurmanızı tavsiye ederim. Studentenwerk’de yurtlar oldukça uygun fiyatlıyken özel yurtlarda fiyatlar uçuk kaçık olabiliyor. www.wg-gesucht.de gibi web sitelerinden ev ya da oda bulmak da mümkün ama sahte ilanlar da olabiliyor. Size en büyük uyarım evi görmeden asla ama asla hiç bir şekilde ödeme yapmamanız yönünde. Bunun için de burada olmanız gerekmekte. En kötü ihtimal bir kaç gün otelde kalıp bu işlere koşturabilirsiniz. Çok fazla tekrara geçmek istemiyorum ama hem vize işlemlerinin uzun sürmesi hem de buradaki yapılacak işlerin de çok olması nedeniyle kabul alır almaz işlemlere başlamanızda yarar var. Sevindirici bir haber şu ki, artık benim zamanımda olduğu gibi kabuller haziran temmuz gibi gelmiyor. Başvuru tarihlerini öne aldılar ya kış dönemi için mayıs sonu haziran başı gibi kabuller geliyor. Böylece işlemler için daha fazla zamanınız oluyor. Okul ekim ortası gibi başlıyor ama ne kadar erken gelirseniz o kadar iyi olacağını düşünüyorum. En geç ekim başında Münih’te olmalı ki dersler başlamadan ev, yurt ve oturma izni gibi işlemleri halledip derslere konsantre olabilesiniz. Bu arada saat akşam 8’den sonra ve pazar günleri açık market ya da mağaza bulmak oldukça zor. Bu duruma alışmak da biraz zaman alıyor. Okul açılmadan kendinize bir düzen tuttursanız daha rahat edeceğinizi düşünüyorum.

 

Birazda havadan konuşalım. Münih’in havası soğuk. Kısa ve net :). Yazın bile o kadar çok sıcak olmuyor. Ben kış döneminde geldiğim için bol bol kazak ve kalın kıyafet getirmiştim. Daha sonra Türkiye’ye gidip geldikçe eksikleri aldım. Kışın olmazsa olmaz gizli yardımcımız termal içlikler. Hem ince ve rahat hem de sıcacık tutuyor. Ben erkek adamım bana koymaz falan demeyin bir tane bulundurun. Buradaki Türk arkadaşlarımın hepsi giyiyor. Özellikle benim gibi sıcak bölgeden geliyorsanız olmazsa olmaz bir parça. Özellikle ilk geldiğim sene kış -20 civarında ve çok soğuktu ama bu sene çok soğuk olmadı. Aslında zamanla insanın sıcak soğuk kavramı da değişiyor. Ohh bu gün hava sıcakmış -3 dediğim çok olmuştur. İzmir’de hava hiç sıfırın altında bir derece olmazken burada buna bile şükür eder oldum. Kar yağdığı zaman ayakkabı çok önemli. Kalın tabanlı, rahat ayakkabılar ve altları ne kadar tırtıklı olursa o kadar iyi. Kayıp düşmek istemeyiz. Neredeyse yaz gelmiş ben hala kıştan bahsediyorum. Neyse, o zaman yaz aktivitelerinden de konuşalım. Havalar güzel olduğunda Englischer Garten’a gidip çimlerin üzerinde uzanmak, arkadaşlarla muhabbet etmek, Isar nehri kenarında mangal yapmak benim en favori aktivitelerim.

 

Yakında Informatik bölümüyle ilgili, Münih’de yaşam, aktiviteler ya da gezilecek yerle ilgili ya da burada yaşamanın kolaylıkları ve zorluklarıyla ilgili yazılarım da sizlerle olacak.

 

Not: Resimlere tıkladığınızda resmin bulunduğu siteye yönlendirilirsiniz.


4.163 people read this post.